Ramazan Ayı ve Önemi

Muhterem Müslümanlar!

On bir ayın sultanı Ramazan ayının gölgesi üzerimize düşmüş bulunmaktadır. Allah nasib ederse, önümüzdeki Pazartesiyi Salıya bağlayan gece ilk teravih namazını kılacağız ve aynı gece ilk sahura kalkmış olacağız. Bizleri bugünlere kavuşturan Rabbimize şükürler olsun.

Ramazan ayını değerli kılan, içerisinde pek çok güzelliğin bulunmasıdır. Bu ay “İnsanlara yol gösterici, hidâyetin ve doğru ile yanlışı ayırmanın açık delilleri olan Kur’an’ın indirildiği” aydır.” O Kur’an ki indirildiği geceyi bin aydan daha hayırlı kılarak Kadir gecesine dönüştürmüştür. O yüce Kur’an, anlaşıldığında ve yaşandığında bizleri yüce mertebelere eriştirecektir. Şüphesiz ki en güzel zamanlar, Kur’anla hemhal olduğumuz, Ramazan günleri ve geceleri olacaktır.

Değerli Kardeşlerim!

Ramazan ayı, İslamın beş temel esasından birisi olan farz orucun tutulduğu aydır. Kur’an-ı Kerim’de: “Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.” buyurulmaktadır. Oruç, açlığın sevaba, samimiyetin ve fedakârlığın mükâfata dönüştüğü bir ibadettir. Davetlerle ve toplu iftarlarla bu durum aynı zamanda sosyal bir etkinliğe dönüşmektedir. Bu ayda kılacağımız teravih namazları, yapacağımız dualar, paylaşacağımız nimetler, sevaplarımızın artmasına vesile olacaktır. Ayrıca vereceğimiz fıtır sadakaları ve zekâtlar, bu manevî iklimden ihtiyaç sahiplerinin de nasiplenmesini sağlayacaktır.

Ramazan, sevgili Peygamberimiz (sav)’in tarifiyle:“Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluştur.” Bu mübarek ayın rahmet ve bereketinden istifade edebilmek için, şimdiden gönül dünyamızın kapılarını sonuna kadar aralayıp kendimizi bu manevi iklime hazırlayalım. Gerçek kalıcı olanın Yüce Allah’ın rızası olduğunu unutmayalım. Dünya-ahiret dengemizi gözden geçirelim.

Peygamber Efendimiz (sav) başka bir hadisi şeriflerinde: “Ramazan ayı girdiği zaman cennetin kapıları açılır, cehennemin kapıları kapanır ve şeytanlar da zincire vurulur" buyurmaktadırlar. Çünkü Ramazan ayında sevap işlemekle amellerimiz mükafatlandırılacak, böylece günah işlemekten uzaklaşmış ve nefsimizi arındırmış olacağız.

Aziz Mü’minler!

Bu mübarek Ramazan ayı, dinî duygularımızın kuvvetlendiği, yardımseverliğin zirveye ulaştığı, sevgi, saygı ve kardeşlik duygularının daha da güçlendiği, birçok güzellik ve hikmetlerle dolu, rahmet ve mağfiret ayıdır. Öyleyse bu ayın, geçmişimizin muhasebesi, zamanımızın değerlendirilmesi ve geleceğimizin doğru bir şekilde planlanabilmesi için, iyi bir fırsat olduğunu unutmayalım. Bu ayda Kur’an-ı Kerim’le olan münasebetimizi gözden geçirelim, üzerimizdeki etkisini bir sene boyunca hissettirecek bir değerlendirme gayretinde olalım.

Bu vesile ile rahmet ve bereket ayı olan Mübarek Ramazan-ı Şerifinizi tebrik eder, Ülkemiz, Milletimiz ve İslam Alemi için, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ediyorum.

İL HUTBE KOMİSYONU